1.14.2012

Zamanı durduran sıcak çikolata

Kedi, köpek evdeyiz. Güneş bugün izinli. Yerine bulutlar bakıyor. Onlar da biraz abartmış. Hem karanlık, hem de yağmur yağıyor. Soğuk, buz gibi. Soğuk islakla karışınca nasıl giyinirsen giyin üşüyorsun. Üstelik cumartesi. Yani dışarısı kalabalık. Trafik. mağazalar, cafeler, restoranlar, sinemalar, kaldırımlar. Şemsiyeler, kuyruklar, çocuklar, kornalar.
Biz evdeyiz. Ekranda Digitürk şöminesi, smooth jazz kanalında Frank Sinatra'yı dinliyoruz. Hayatı kapının dışında bekletip zamana meydan okuyoruz. Hiçbir şey yapmamanın, sadece var olmanın keyfini çıkarıyoruz. Kedim Whiskey ve köpeğim Brandy bu konuda eşsiz birer hoca oldular bana. Beş işi birarada yaparak ve aslında hiç birini de tam yapamayarak yaşadığım onca yıldan sonra tamamen raydan çıkmış sinirlerimi düzene soktular. Özellikle Brandy beni hizaya sokmakta çok başarılı oldu. Onun hakkını ödeyemem. Bir yaşına kadar durmadan benimle uğraştı. Tabii ben başta sorunun onda olduğunu düşünüyordum. Onu eğitmek için uğraşıyordum. Yaptıklarına sinirlenerek, şikayet ederek, telaşlanıp öfkelenerek didindim duruyordum. Ancak hiçbir sonuç alamıyordum. Öyle bir an geldi ki çaresizlikten tepkisizleştim. Bir de baktım ki Brandy de sakin ve uyumlu. O zaman anladım ki sorun bendeydi. Geçmiş deneyimlerim ve gelecek korkum içinde bulunduğum anı yaşamamı engelliyordu. Kendimi bir kısır döngüye hapsetmiştim. Etrafımdaki herkesi de o döngüye çekmek için uğraşıyordum.
Hayatımızı kararlarımız şekilendiriyor. Üstelik onlar bir diğerine geçtiğimiz anda yok olan basamaklar gibi. Geri dönüşü yok. Her gün bir yığın karar veriyoruz. En önemsiz görüneni bile hayatımızı farklı yapıyor. Bu kadar etkili bir güce sahipken bu kararların ne kadarını farkına vararak veriyoruz? Geçmişimiz, gelecek beklentimiz, çevremiz, sağlığımız, sevdiklerimiz hepsi bizi anımızın içinde yaşamaktan alıkoyabiliyor. En önemlisi de bence zaman. Birşeylere yetişmek, fazla oyalanmamak, zamanı kaçırmamak veya yakalamak için telaş edip duruyoruz. Oysa zamanı uzatıp kısaltmak kendi elimizde. Dakikaların geçmediği veya saatlerin su gibi aktığı zamanları herkes deneyimlemiştir. Zaman bir yanılgı aslında.
İster bugün için yüklü bir programınız olsun, ister evde keyif yapmaya karar vermiş olun. Bir istisna yapın bugün verdiğiniz tüm kararların farkına varın. Ne giyeceğiniz, hangi yoldan gideceğiniz, kiminle ne konuşacağınıza varana kadar. Hatta farkında olarak yürüyün, oturun, nefes alın...Bırakın zaman hırçın bir çocuk gibi çırpınıp dursun. Kararlar sizin, hayat sizin.
Yazmak kolay uygulamak zor biliyorum onun için sizi anda yaşamanın tadına vardıracak sihirli bir iksir tarifi veriyorum:
Zamanı durduran çikolata
Bir kabı orta derece ateş açıp ocağa koyun. 100ml krema, 200ml süt kaba doldurun.
Tepeleme bir tatlı kaşığı kakao
Bir kahve kaşığı hazır kahve (filtre kahveniz varsa 100ml)
Iki tatlı kaşığı bal
100gr bitter veya sütlü çıkolata (paketliyken tezgah kenarına vurarak ufalayın)
ekleyin.
Sürekli karıştırarak özellikle çıkolatanın erimesine dikkat edin. Karıştırmak için tahta kaşık kullanın. Kaynar kaynamaz ateşten alın. Bir mug dolusu bu sıcak iksirden alıp sevdiğiniz bir köşeye oturup içmeye başlayın. Her yudumla hayatınızı sizin sadece sizin şekillendirdiğini fark ederek çikolatanızın tadını çıkarın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder