1.05.2012

Çevremizi tanıyalım

Bugün eve geldiğimde kargo şirketinin notu karşıladı beni. Mutlaka almam gereken bir evrak olduğu için çaresiz adresi öğrenmek için notun üzerindeki telefonu aradım. Konuştuğum üç ayrı kişi bana yeri tarif etmek için epey çabaladı, ama not almak dışında söylediklerini hiç anlamadım. Oturduğum semtin ne cadde isimlerini ne de işaret olarak görev yapan binaları tanımadığımı itiraf etmekten de utandım. Elimdeki posta adresine göre Google haritasına bakarak yolu anlamaya çalıştım. Güzergahı not edip arabama bindim. Tabii yanlış bir dönüş yaptığım için kayboldum. Sonrasını komedi dizilerine ilham verecek malzemeler üreterek geçirdim. Trafiği alt üst etmekle kalmadım, olur olmaz herkesi tarif konusunda sınava tabi tuttum. Öyle olunca da kimse borçlu kakmak istemedi uyduruk da olsa bana bir yön verdi. Ben de inatla her söyleneni yaparak oturduğum mahallenin sokaklarını ve binalarını tanıdım. Hatta kurye ofisini bile buldum. Evrakı aldıktan sonra kapıdan çıkarken başımı bir kaldırdım karşı yamaçta evimi gördüm.Dönüşüm sadece beş dakika sürdü. Bu beş dakikada yakın çevremize ne kadar yabancı olduğumuzu düşündüm. Sokaklar ve caddeler bir yana komşularımızı bile tanımıyoruz. tanımamak için de sanki özen gösteriyoruz. Sosyal ağlarda "arkadaş" biriktirme yarışı sürerken yaşadığımız ortamlarda gizemli yabancı olmayı pek seviyoruz. Dünyanın öbür ucundaki biri ile en özel duygularımızı paylaşırken üst katımızdakilerin isimlerini bilmiyoruz.

Bugünki niyetim: Yaşadığım ortamı fark etmek.
Kokusuyla, sesleriyle, renkleriyle mahallemi tanıyacağım. Günün bölümüne, mevsime ve havanın durumuna göre aldığı halleri fark etmenin keyfine varacağım. İnsanların gözlerinin içine bakmaktan çekinmeyeceğim, hatta onlara selam vereceğim. Görmezden geldiğim sokak kedilerine ve sahipsiz köpeklere yakından bakacağım. Yaşadığım dünyayı kucaklayacağım ve ona sahip çıkacağım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder